Richard Falk: “Eğer Şimdi Harekete Geçilmezse, Bu İnsanlığın Tarihi Bir Başarısızlığı Olacak”

İstanbul’da düzenlenen “Gazze Mahkemesi Acil Durum Basın Toplantısı”nda konuşan Mahkeme Başkanı ve eski BM Filistin Raportörü Richard Falk, İsrail’in Gazze’de “soykırımın en ölümcül aşamasına” geçtiğini belirterek, BM Genel Kurulu’na acil silahlı müdahale yetkisi verilmesi çağrısında bulundu.

Falk, “Eğer bugün bir adım atılmazsa, yarın insanlık bunun utancını taşıyacak,” diyerek uluslararası toplumun sessizliğini “ahlaki bir çöküş” olarak tanımladı.

Gazze Mahkemesi’ne göre, 22 aydır süren Gaza Genocide süreci artık geri dönülmez bir noktada. Falk, Batı ülkelerinin sessizliğini “suç ortaklığı” olarak nitelendirdi ve dünya liderlerini harekete geçmeye çağırdı.


“Batı Demokrasileri Suç Ortaklığı Yapıyor — Halklar Tepki Vermeye Başladı”

Falk, Batı’daki liberal demokrasilerin Crimes Against Humanity karşısında pasif kaldığını belirtti.

“Batı halkı yavaş yavaş yeniden tepki veriyor. Ama bu tepkinin artık gecikmeye tahammülü yok.”

Falk’a göre, değişim yalnızca hükümetlerden değil, halktan da gelecek.
Sivil toplumun apartheid karşıtı dayanışma kampanyalarını hatırlatan Falk, “Bu kez vicdanı olan herkesin görevi, Filistinlilerin temel hak mücadelesine omuz vermek,” dedi.


“BM Genel Kurulu Yetkilendirilmeli — Veto Duvarı Aşılmalı”

Gazze Mahkemesi’nin yayımladığı bildiride, BM Güvenlik Konseyi vetosunu baypas eden yeni bir modelinoluşturulması önerildi.
Falk, “Hedefimiz, Uluslararası Adalet Divanı’nın yavaş süreçlerinden ve siyasi blokajlardan kaçınarak, doğrudan Genel Kurul yetkisiyle bir international protection force kurmaktır,” dedi.

Bu çerçevede, 1950’de Kore Savaşı sırasında uygulanan “Barış İçin Birleşme Kararı” ve 1956 Süveyş Krizi’ndeki BM Barış Çözümü referans alındı.
Ayrıca, 2005’te kabul edilen “Koruma Sorumluluğu (R2P)” prensibi, Gazze’deki krizin uluslararası hukuk kapsamında doğrudan müdahaleyi mümkün kılabileceği bir araç olarak yeniden gündeme getirildi.


“Gazze’de İkinci İran Savaşı Kışkırtılabilir”

Toplantının soru-cevap bölümünde Falk, İsrail’in yalnızca Gazze’de değil, bölgesel ölçekte de çatışmayı tırmandırabileceği uyarısında bulundu:

“İsrail’in ikinci bir İran savaşını kışkırtacağına dair spekülasyonlar var. Bu, mevcut acil durumun bir parçasıdır.”

Falk, Filistinlilere yönelik tam işgalin, kendi vatanlarında korunma hakkını tamamen ortadan kaldırdığını belirtti.

“Bu sadece bir kriz değil, soykırımın ağır bir aşamasıdır.”


“Siyonist Proje, Filistin Halkının Direnişini Yok Etmeyi Amaçlıyor”

Falk, konuşmasında Siyonist projenin nihai hedefini şu sözlerle açıkladı:

“Amaç, Yahudi üstünlüğünü kalıcı hale getirip Filistin halkının hem fiziksel varlığını hem de siyasi direnişini en aza indirmektir.”

Falk, İsrail’in gerçeği susturmaya yönelik sistematik çabalarına dikkat çekerek, Filistinli gazetecilerin ve sivil toplumunbaskı altında olduğunu vurguladı.

“İsrail artık bir parya devlet, kanun kaçağı bir devlet olarak görülmelidir.”

Falk, academic boycott ve cultural sanctions çağrılarının, sivil toplumun en güçlü barışçıl araçları olduğunu söyledi.


“ABD Kamuoyunda Tarihi Bir Dönüşüm Yaşanıyor”

Falk, konuşmasının sonunda dikkat çekici bir gözlemde bulundu:

“ABD’de, özellikle Yahudi azınlık arasında dramatik bir değişim var. İnsanlar artık bu sessizliğe ortak olmak istemiyor.”

Ancak Falk, ABD Kongresi ve Beyaz Saray üzerindeki özel çıkar gruplarının etkisinin hâlâ büyük olduğunu belirtti.

“Bir yanda Netanyahu’yu kahraman olarak görenler var, diğer yanda onu Hitler’den bu yana en ciddi savaş suçlusu olarak tanımlayan sivil toplum.”

Bu ayrım, Gaza Tribunal Reports belgelerinde “Batı vicdanının çatallanması” olarak yer aldı.


“Gazze İçin Vicdan Zamanı: Ekim’de Nihai Karar”

Falk, “Ekim ayında İstanbul’da yapılacak Vicdan Jürisi oturumunda” nihai kararın açıklanacağını belirtti.

“Bu yalnızca bir mahkeme değil, insanlığın vicdanıdır.”

O oturumda, Forensic Investigations ve Eyewitness Testimonies dosyalarıyla birlikte, Gazze halkının yaşadığı travmanın belgelenmiş tarihi sunulacak.

Falk’un sözleri, salonda derin bir sessizlik bıraktı:

“Gazze’yi kurtarmak artık sadece bir siyasi görev değil, vicdanın son sınavıdır.”