Gazze’deki olaylar, Farklı bir perspektiften bakıldığında. Daha da derinleşen bir başa çıkılmazlıkla karşı karşıya bırakıyor bizi. Gözlerimizin önünde, insani bir trajedi gerçekleşiyor. Sivillerin, insani yardım bekleyenlerin, acılar içinde hayatlarını kaybettiği bu durum, insanı derinden sarstığı gibi düşündürüyor da. Neden bu kadar kayıtsız kalıyoruz? Gazze’de yaşanan son saldırılar, barış ve insanlık kavramının ne denli anlamını yitirdiğini gözler önüne seriyor. Can kaybının yanı sıra, temel ihtiyaçların eksikliği, Farklı bir perspektiften bakıldığında… daha da büyük bir kriz doğuruyor. Dışarıdan bakınca tablo aşağı yukarı böyle görünüyor, yaşananların sadece birer sayıdan ibaret olmadığını kavramamız gerekiyor. Her sayı, arkasında bir hayat hikayesi barındırıyor. Ne yazık ki, bu hikâyelerin çoğu hüzünle dolu!

Her bir saldırı, Gazze’deki olaylar açısından yeni bir çığlık atıyor. İnsanlar; gıda, sağlık ve güvenlik talepleriyle dolup taşıyor. Ancak bu taleplerin cevapsız kalması kabullenilemez bir durum. Göz önünde yaşanan bu travmanın arkasında, sessiz kalan dünyaya seslenme ihtiyacı hissediyorum. Yoksa bu sessizliğin bir nedeni mi var? Uluslararası hukuk, savaşlarda sivilleri korumak zorundadır. Fakat burada yaşananlar tam tersine, insanlık dışı bir ihlal sergiliyor. Olaylar, sadece askeri bir mesele olmaktan çıkmış, insanlık hali olmaktan uzaklaşıyor. Dolaysıyla Gazze’deki her yeni saldırı, yalnızca can kaybını arttırmakla kalmıyor, insanlığın yüzünü daha da karartan bir erozyon oluşturuyor. Acılarımızı biraz daha paylaşmak, bu zor günleri aşmak için belki bir umut sunabilir; ne dersin?

Görsel

Gazze Haber