
Gaza Duruşması, bir ailenin yaşadığı acıları ve kayıpları belgeleyen bir tanıklık olarak karşımıza çıkıyor. Hanadi Siyam’ın hayatı, savaş öncesi ve sonrası olarak ikiye bölünmüş bir hikaye sunuyor. Ailelerine duyduğu özlem ve kaybettikleriyle dolu bu da aslında bize epey şey anlatıyor, hayatının ne kadar çalkantılı hale geldiğini anlamak oldukça zor. Ancak, yaşadığı kayıplar onu daha güçlü ve dirençli olmaya zorladı. “Eğer bir gün savaştan sonra geri dönersem, kim bilirdi?” diye sorduğu anlar, onu hep düşündürüyor. Sonuçta, Gazze’nin sesi bu hikayelerde her zaman yankılanıyor. Hayat bir dizi kayıptan ibaret; fakat Hanadi, anılarıyla yaşamakta ve geçmişi geleceğe taşımakta kararlı.

Bunu da göz önünde bulundurmak lazım. Gazze Duruşması‘nın sunduğu açık gerçeklikler, aydınlanan yollar ve kaybolan hayatlarla doludur. Hanadi’nın ailesi, ölümün pençesinden kurtulabilmek için çabalıyor, fakat her kayıptan sonra dolaşan yasın ağırlığı altında eziliyorlar. Anılar, sadece acı değil; aynı zamanda savaşın hüzünlü anlarında bile yaşanan güzel anların birikimi. Özellikle annesinin sesi, ona güç veriyor. “Her ne olursa olsun, ben devam edeceğim,” diyor. Ben de bu durumu düşündüm; yaşamak sadece nefes almak değil, aynı zamanda sevgi ve hatıralarla dolu bir yük taşımak. Hanadi, ailesinin hafızasıyla dolu yürüyüşünü sürdürüyor ve her adımda Gazze’nin acısını hissederek ileriye doğru gidiyor.
Gaza: Hayat ve Hayaller Öncesi
Hanadi’nin babası müteahhit olarak çalışıyordu. İki kız kardeşi ve iki erkek kardeşi vardı. O, en büyüğüydü. “Gaza güzel bir yerdi ve hala güzeldir, çünkü insanları öyle,” diyor. İnsanların ruhu, işbirliği, bir araya gelmeleri. O, bir yıl önce savaş çıkmadan önce ilk kez Gaza’yı terk etti. Eğitimi için cesur bir geçiş yapmıştı. Rafah, Kahire, yeni bir dil, yeni bir sınıf. “Ailem bana çok destek oldu,” diyor. “Hanadi’nin bu fırsatı hak ettiğini gördüler.”
O, daha iyi bir versiyonu olarak eve döneceğine söz vermişti. Bu sözü, bir palmiye altında sakladığı pasaport gibi taşıyordu. Ama, “7 Ekim geldi ve her şeyi alt üst etti.” O anı hatırlıyor musun? Hayat, bir anda değişebilir. Hayaller, birer birer kaybolabilir.
Acının Günü: 11 Kasım
11 Kasım’da Hanadi bir sınav için çalışıyordu. Al Jazeera arka planda fısıldıyordu; kitap bir okuma lambası altında parlıyordu. Aradı. Cevap yoktu. Tekrar aradı. Sonunda babasının sesi geldi, “normal değil,” dedi. Akşama kadar onu üzmemeye çalıştı. Ama acı, sınav beklemez. “Amcamın eşi bunu benden saklayamadı,” diyor Hanadi. “Dedim ki, ‘Birisi şehit mi oldu?’” İlk şok: sevdiği teyzesi Sally ve en küçük kardeşinin kocası Ibrahim.
“Üniversiteye gidemiyordum,” diyor. Profesörler, derslere katılmayı bırakan en iyi öğrenciyi kontrol etmek için yazışıyordu. “Bursunu kaybedersen, sana başka bir burs vermeye hazırım,” dedi biri. O, raylarda giden bir beden gibi hareket etmeye devam etti—katıldı, geçti ama tam anlamıyla orada değildi.
Zakiya: Bir Büyükanne, Bir Anne, Bir Şehit
Bir ay sonra, Hanadi’nin büyükanne Zakiya şehit oldu. Bir akrabasıyla ekmek yoğurmaya gitmişti ve aile evine geri dönüyordu. Altı katlı bir bina, aniden vuruldu. “Sıradan bir sivil evi. Sivil, sivil, sivil—içinde hiçbir şey yoktu,” diyor Hanadi.
“Büyükanne benim annemdir,” diyor. “Sığınak, sır, şefkat ve sevgi.” Zakiya’nın balkonu nane, çiçekler ve kaktüsle doluydu. Denizi severdi. Kızı Sally için yas tutar, pencereden Tanrı’ya yalvarırdı, “Beni kızımın yanına al,” diye. Vuruş, acı bir hassasiyetle cevap verdi; akrabası ve iki çocukla birlikte şehit oldu.
Gazze Duruşması – Hayatta Kalmak Bir Görevdir
“Artık hayatta kalmak bir sorumluluk haline geldi,” diyor Hanadi. Babası, günü görevlere böler: birisi su, birisi yiyecek için—yiyecek bulunabiliyorsa. Küçük kardeşi Maysara, ölümün eşiğinde un torbalarına koşmayı anlatıyor. “Cesetlerin üzerinden yürüdüm, cesetlerin üzerinden atladım,” dedi ona. Çocukluk, bedene saygı göstermeyi öğretmelidir. Ama kıtlık, başka bir şey öğretir. “İnsanlar aynı ama yüzleri değişti. Yorgunluk değişti. Kişilik değişti.” Hayatta kalmak, bir sorumluluk haline geldi. Ama bu çözüm, yeni bir başlangıçtır. Bir umut ışığı.
Gazze Duruşması – Beni Yürütmeye Devam Eden Sesler
“Onların benimle olduğunu hala hissediyorum,” diyor Hanadi. “Evimde onların resimlerini astım ve onlara günaydın, iyi akşamlar diyorum.” Yürümeye devam ediyor çünkü onları desteklerken duyabiliyor. “Hanadi büyüdüğünde, bir şey başardığında, ne kadar gururlanacaklar. Bu konuda uğraşan insanlar az değil. devam ediyorum—ve devam edeceğim, inşallah.”
Bu, sadece bir başlık değil. Hayatın derinliklerinde bir nefes. İnsanların ölümlerinin kaybolmasına izin vermeyen bir hikaye. Bu arşivde yeniysen, Gaza Hikayeleri kategorisine göz at. Her sayfa, adaletin ne taşıması gerektiğini anlamana yardımcı olacak!

Gazze Haber



