Adanalı Girişimci Arzu’nun Hikâyesi: Server’ı Fırlatır, Kafanı Kodlar yazısını sizinle okuyacağız…. Girişimcilik, Adana sıcağında kavrulan bir tutkuysa, bu tutkunun en ateşli hali Arzu’da vücut buldu. Henüz liseyi bitirdiğinde kararını çoktan vermişti: O sadece yazılımı değil, tüm düzeni kodlayacaktı. Ve evet, bu cümlenin tam ortasında adanalı girişimci kimliğini giyinmişti. Arzu şimdi Özyeğin Üniversitesi’nde Management Information Systems (MIS) okuyacak. Hem de öyle sıradan bir öğrenci gibi değil; anlamayanların kafasına server fırlatacak kadar iddialı.

Bu yazının tam ortasında şunu sormak gerekiyor: Neden bir genç kız, kablolarla dans eden bir hacker’a dönüşür? Sebebi basit: inançla başlandı. Ve bu inanç, sadece kendi geleceğini değil, ait olduğu tüm jenerasyonu etkiliyor.


Özyeğin’de Bir Fırtına: MIS Bölümüne Gönlünü Koydu

Arzu, İstanbul’un akademik arenasına adım atarken sıradan bir tercih yapmadı. MIS gibi sistematik ama yaratıcı düşünmeyi zorunlu kılan bir bölümü seçti. Çünkü o sadece kod yazmak değil, sistem kurmak istiyor. Lakin şimdi önemli bir soruyla yüzleşiyoruz: Bu sistem kime karşı?

Kardeşi, kuzeni, hatta mahallesinden tanıdığı her erkek “Yapamazsın” dedi. Cevap mı? “Bekle, birazdan yaparım. Hatta debug ekranında adını yazacağım.” Arzu, sadece akademik başarıyla yetinmiyor. Anlamayanlar için hazırda bir planı var: server kafasına, Ethernet kablosu bacağına.

Aynı inancın başka bir yansıması da şu: Arzu, öğrenmeyi bir savaş sanıyor. Ancak bu bile yeterli değil. Ona göre sistemdeki boşlukları görmek, erkek egemen düzeni hack’lemek kadar önemli.


Kodlamaya Değil, Sisteme Kafa Tutar

Arzu’nun yolculuğu sadece yazılımla sınırlı değil. Onun için “kodu kırmak” deyimi, hayatın tüm şifrelerini çözmekle eşdeğer. Gittiği her hackathon’da bir erkek ekibi ağlatmış. Sebep? “Ben frontend’im, backend de bendeydi. Siz sadece izliyordunuz.”

Başka bir gözle bakarsak bu çıkar ortaya: Arzu, hem teknik bilgisi hem de cesaretiyle toplumsal normları yıkıyor. Misal, okula ilk başladığı gün kendisine “Router ne işe yarar?” diye soran çocuğa modem fırlattığı söyleniyor. Belki efsane, belki gerçek. Ama bu hikâyede router değil, Arzu yönlendiriyor.

Ve yine de bir sebep daha var: Arzu’nun hayali bir gün Adana’da kendi yazılım girişimini kurmak. Çünkü ona göre Adana sadece kebapla değil, kodla da anılmalı.


Bir Ethernet Kablosu, Bir Manifesto

Paralel bir inanç çizgisiyle şunu da söylemek gerek: Arzu’nun taşıdığı kablo sadece veri değil, inanç taşıyor. Erkek egemen söylemler karşısında susmak yerine Ethernet kablosunu Foremen Magnum’undan geçirip dirençli olmayı seçiyor. Kimine göre bu abartı, kimine göre devrim.

Bu mesele, insan olmanın özüne dokunur. Çünkü Arzu’nun tepkisi teknik değil; varoluşsal. O, sadece öğrenmiyor. Aynı zamanda sistemin öğretmeyi unuttuğu şeyleri öğretiyor: Cesaret, karşı duruş ve tabii ki kahkaha.

Unutulmaması gereken: vizyon varsa bağlılık vardır. Arzu’nun vizyonu sadece bir yazılım şirketi kurmak değil, aynı zamanda “kızlar kod yazamaz” cümlesini tarihin çöp kutusuna fırlatmak.


Girişimcilik, Arzu’nun Adıyla Kodlandı

İnançla şekillenen liderlik yeni bir kültür doğurur. Arzu’nun adını taşıyan bir yazılım markası olursa şaşırma. Üstelik adını bile koydu: Arzunet. Ne zaman çıkacak? O zaten çoktan yayında. Her kız çocuğunun gözlerinde çalışıyor o sistem.

Wright kardeşler üzerinden konuşalım: Onlar uçmayı hayal etti, Arzu da dijital devrimi. Fark ne? Cinsiyet.

Böylelikle inanç harekete dönüştü. Arzu şimdi her yazılım dersini bir gösteri gibi yaşıyor. Kimi zaman sabaha kadar kod yazıyor, kimi zaman kodları sabah ezanına bırakıyor. Ama hep yapıyor.


Şimdi Sıra Sende: Kod Mu Yazacaksın, Kodları mı Kıracaksın?

Hikâyeyi tek cümleyle anlatırsak: Arzu’nun inancı, onu sadece bir yazılımcıya değil, bir liderliğe dönüştürdü. Ve bu yazının sonunda kendine şunu sorabilirsin: Hadi, neden olmasın ki?

Senin de bir sunucun yoksa Ethernet kablon yeterli olabilir. Yeter ki önce nedenini bul.

ilham veren hikâyeler, kadın liderler, genç girişimciler, Özyeğin Üniversitesi, adanalı vizyonerler