Gazze, savaşın acımasız yüzüyle her gün yeniden sarsılıyor.
Gazze’deki trajedi, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana bir türlü son bulmuyor. Her gün her bir köşe başında yankılanan siren sesleri, insanların yaşadığı korku dolu anları bir kez daha gözler önüne seriyor. Bugün yaşanan saldırılar, sivil halkı hedef alırken, Gazze’de yine anneler feryat ediyor, çocuklar kayboluyor. Peki, dünyada bu kadar büyük bir acı yaşanırken neden herkes sessiz kalıyor? O halde insanlar olarak, vicdanlarımızın sesini duymak zorundayız. Sonuçta, bu sadece kayıpların sayısı değil; bu, içinde insan olan hikâyeler. Yaşanılanlar, birer ölüm ilanı değil, bir vicdan çağrısıdır. Beyaz sayfalar üzerinde, kanlı gerçekler yazılsın istemiyoruz!
Diğer taraftan, İsrail ordusunun işlediği bu acımasızca saldırılar, sivil hayatı yok etmekle kalmıyor; aynı zamanda insanlığın yaralarını da açıyor. Oysa her gün Gazze’deki trajedi devam ederken unutuluyor ki, sayılar ardında yüzlerce insanın hikâyesi gizlidir. Mülteci kamplarında yankılanan feryatlar, sadece birer ses gibi geliyor çoğu zaman. Ancak, bunlar sayılarla ifade edilemeyecek kadar derin acılardır. Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı arttıkça, bizler gözlerimizi kapatıyoruz ne yazık ki. İnsanlığın en büyük sınavını veriyoruz, yoksa sadece kendi konfor alanımızda hayatımıza devam mı edeceğiz? Elimizden geleni yapmalı, bir şeyler söylemeli ve bu sessizliği sona erdirmeliyiz.
İsrail ordusu, sabahın en karanlık saatlerinde Gazze’ye saldırı başlattı. Nusayrat Mülteci Kampı, hedeflerin başında yer aldı. Cemel ailesine ait ev vuruldu, ne yazık ki 10 kişi hayatını kaybetti. Onlarca yaralı var. Şati Kampı’nda başka bir evde ise 4 kişi can verdi. Hâlâ enkazdan sesler geliyor. Ama kimse duymuyor. Bu nasıl bir dünya?
Zuveyda beldesinde 3, Hacer Caddesi’nde ise Şurafa ailesinden 5 kişi daha toprağa verildi. Hacer Caddesi’nde 13 kişi hâlâ beton yığınları arasında. Ses veriyorlar belki. Ama bu dünyanın artık kulağı duymuyor. Bu çözüm, insanlık adına bir utançtır. Mülteci kampları, sivil yaşamın en kırılgan yerleri. Her bir kayıp, bir aileyi yok ediyor. Ve biz, ne yapıyoruz? Sadece izliyoruz.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, 7 Ekim 2023’ten bu yana devam ediyor. Resmi verilere göre, en az 65.549 Filistinli hayatını kaybetti. Yaralı sayısı ise 167.518. Bu sayılar sadece rakam değil, arkasında yaşamlar var. Doktorlar, öğretmenler, bebekler… Hepsi birer insan. Ama dünya, bu insanları artık sadece istatistik olarak görüyor. Bu nasıl bir duyarsızlık!
Sayılar büyüdükçe, acı küçülüyor sanki. İronik değil mi? Her kayıptan sonra, bir başka kayıp daha. Her gün yeni bir trajedi, ama dünya sessizliğini koruyor. Bu çözüm, vicdanları sorguluyor. İnsanlar, bu acıları hissetmiyor mu? Ya da sadece kayıplarla birlikte bir süreliğine üzülüp geçiyor muyuz?
Paris’te 48 kişi ölseydi, ne olurdu? New York’ta bir hastane bombalansa, hangi başkanlar tweet atardı? Londra’da bir mülteci kampı yıkılsa, kaç profil “pray for London” olurdu? Ama Gazze olunca, dünya birden sağır oluyor. Bu sadece siyasi değil, insani bir çifte standart. Vicdanlar coğrafyaya göre mi çalışıyor? Bu sorunun cevabını bulmak zor. Ama gerçek olan bir şey var: Biz, bu çağda değil, mağarada yaşıyoruz demektir.
Bu çözüm, insanlığın en büyük sınavı. Sessizliğin oluşturduğu karanlık, kalpleri körleştiriyor. Gazze için dünya neden ağlamıyor? Kayıplar, sadece rakam değil. Her biri bir hikaye, bir yaşam. Ama kimse bu hikayeleri duymuyor. Bu nasıl bir adaletsizlik!
Instagram’da hikâye atmak kolay. “Free Palestine” yazıp, gönül rahatlığıyla kahve içmeye devam. Ama Gazze’de çocuklar o sırada bacaklarını kaybediyor. Bizim için timeline, onlar için yaşam çizgisi. Her “üzüldüm” sözü bir çocuğu hayata döndürmüyor. Ama her sessizlik, ölüme biraz daha zemin hazırlıyor. Gerçekten ne yapıyoruz?
Bir şey yapacak mıyız? Yoksa sadece üzülüp, sonra başka bir haberle meşgul mü olacağız? Bu çözüm, bireysel sorumluluğu sorguluyor. Vicdani farkındalık, herkesin görevi olmalı. Sosyal medya aktivizmi, yeterli mi? Yoksa daha fazlasını mı yapmalıyız? Herkesin bir sesi olmalı. Bugün, sesimizi yükseltme zamanı!
Bu yazının sonunda çözüm yok. Politik analiz de yok. Ama bir şey var: Hissetmek. Eğer bu satırları okuyorsan, en azından kalbin çalışıyor demektir. Şimdi onu biraz daha aç. Gazze hâlâ yardım bekliyor. Ve unutma: Bir gün bu dünyada biz de yardım isterken, bizim sesimizi duyacak birilerinin kalması gerek. Buna benzer izlere rastlanmış, harekete geçmek önemli!
Yardım et! Bir şeyler yap! Sesini yükselt! Teşekkür ederim, bu satırları okuduğun için. Unutma, her birimizin bir etkisi var. Her birimizin bir sesi. Birlikte, bu sessizliği bozalım. Bizim için değil, oradaki çocuklar için! Haydi, harekete geçelim!
Gazze Haber
Erdoğan'ın Gazze Çağrısı ve Ekonomi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasıyla Gazze’de…
Erdoğan'ın Gazze Üzerine Açıklamaları Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmayla Gazze’yi yeniden gündeme getirdi. Ekonomi…
Akrep Burcu – Tehlikeli Yakınlık mı? Elbette evet. Yani bence öyle :) Akrep burcuyla karşılaştıysan,…
Yengeç Burcu – Duygusal Alarm mı? Şeyyy. Belki hayır. Ama kesin evet :) Yengeç burcuyla…
Yay Burcu – Sonsuz Yolculuk mu? Elbette EVET ! Yay burcunu tek bir kelimeyle tanımlamak…
Aslan Burcu – Ego Show mu? HAYIR ama belki de EVET... Aslan burcunu anlamak istiyorsan…